Alet ve hatta edevat (edevat dediğin hacivatın akrabası. şaka değil eskiden karagöz hacivat karagöz edevat olarak sahnelenmiş. burdaki anlam edat çoğulu konu uzamanasın) elime ne geçerse onun etin tırnaktan ayrılmayacağı idda edilen o bağlantıdan itibaren karıştırıyorum. Sıyırma yordamı ile temizlediğim tırnak diplerimin kalem içinde kalan kısımlarını kaleme uç çıkarma amaçlı ile bastırılan tepesine yaptığım baskı ile o pislikleri çıkarıyorum. Bu gerzekliğim ile şahsına münhasır pratik zekalı bir insan olduğumu düşünüyorum. Yaptıklarıma uydurduğum kılıflar ile kendime özgüven aşılıyorum ( aşılamak yerineenjekte etmek kelimesini kullanıyoruz ya çok fonetik oluyor. mecazi anlamda da gerçek anlamda da karşılıyor aslında enteresan durum)
Kendimi ebeveyn banyosunu icad eden adam kadar gereksiz hissediyorum. Ebeveynlikle alakasız bir yapıyı ebevynlere armağan edip o topluluğa maletmişim gibi. Sağ elde fare var iken sol el ile burun deliklerinin ikisini birden karıştırabilmek gibi bir şey. Kılıçtan keskin olan kalemi tırnak pisliği temizleme aparatı olarak kullanmam ebeveyn banyosunun seyir halinde sevişilebilmesi ama ne hikmetse aile ana-babası olmak gibi. Tebdil-i mekandaki ferahlık ebeveyn banyosundaki yersiz sevişmelere sebebiyet verirse kalem yordamının tırnak temizliğindeki kullanımı da bende orgazmik (böyle bir türetme var mı haberim yok) hislere sebebiyet verir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder