Pazartesi

ÖZÜMGEÇMİŞ A'DOSTLAR


Asıl sen kimsin lan! Sorgulamasına zamanında bir cevap bulamayan biri olarak hala kişilikle ilgili bir oturuşma yaşamış değilimdir. İdeallerim yediğimin önümde yemediğimin ardım sıra geldiği dönemler üzerine kurulu değildi. Zaten sünnetlik yaşlarda erkek olduğumu fark etmem ile (bu konuya bilahare değinmek üzere üstüme kapansın bu parantez) berberde koltuk kolluğuna yerleştirilen tahtadan terfi edip direk koltuğa oturarak ve berbere saçımı benim cümlem uyarınca kesmesini istemem arasında kalan zaman diliminde kaldı bütün hisselliğim.

Sünnet dönemi insana bir cinsel organının fark ettirilmesi ile peşi sıra etek giydirilmesi cinsiyet kisvesi altında ne çileler çekileceği resmedilir. Sonrasında ilkokul dönemi(ilköğretim şeklindeki yeni uygulama o dönemi parçalama beni benden alır) cinsel anlamda işeyerek; meskun mahallerde cinsel organ işlevlerini fark etmekle beraber yalnızlıkla girişilir, gelişilir, sonuçlanır.

Dönem kandırmacası benim cinsel organım için insanların toplanması, bana hediyeler alması, sevinmesi, kutlamasıdır. Kimseye kırgınlığım yok ama hayatım boyunca hedefim yine cinsel organım için toplanan insanlar olması ve o hezeyanı yine toplananlara yaşatılmasıdır. Sayı mevzusunda çoğullaşmaya bile ulaşamamışımdır. Benzer durumlar aynı yaş grubundaki kızlar içinde geçerliydi. Cinselliği belirleyici argüman tokaydı zannımca o dönem. Kızlar toka takar erkekler tokalarla uğraşırdı. Zira meme yok bi'şey yok...

Sonrasında asıl özgür irade ile emir cümlesi kurabilme dönüşümü berber evresi sonrası bakkaldan para üstü hesaplanmaması ile devam eder. Bu farkındalık bakkal çıraklığı mesleğinin yokuluşu ile ayyuka çıkar. Boş bakkalın taşaklarını tarttığı dönemlerde başkasına maaş verememesi ve göt oğlanı süpermarketin açılması nefrete dönüşür.

Dönüşümler devinedursun benim yediklerim hala önümde yiyemediklerim ardım sıra koşturmacada. Bende frene basıyorum ama gaz frene çok yakın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder